Hamilelikte Beslenme Bebek Sağlığını Etkiliyor

04 Şubat 2014 Devamı

Doç. Dr. Filiz Çayan, gebelik dönemindeki beslenme şeklinin anne ve doğacak bebeğin sağlığını büyük ölçüde etkilediğini söyledi.

Çayan, “Et, süt, tahıllar, meyve ve sebzeler her gün belli miktarlarda mutlaka alınmalıdır. Haftada 2 gün balık, 2 gün tavuk, 2 gün kırmızı et ve 1 gün de kuru baklagil şeklinde protein kaynağı ve et grubu besinlerden yararlanılabilir” dedi.Gebelikte beslenme ile açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Filiz Çayan, gebeliğin insan yaşamında beslenmenin en önemli olduğu devrelerden biri olduğunu belirtti. Gebelik dönemindeki beslenme şeklinin anne ve doğacak bebeğin sağlığını büyük ölçüde etkilediğini kaydeden Çayan, “Toplumda anne adayının gebelik boyunca iki kişilik yemesi gibi yanlış bir kanı vardır. Ancak gebelikte fazla beslenme de yetersiz beslenme kadar anne ve bebek sağlığına zararlıdır. Annenin yetersiz beslendiği ve kilo vermek amacı ile kalori kısıtlaması yaptığı gebeliklerde, düşük doğum ağırlıklı bebek, erken doğum, düşük ve anne karnında bebek ölümü riski artmaktadır. Benzer şekilde gebelik boyunca aşırı kilo alan gebelerde, gebelik şekeri, hipertansiyon, iri bebek ve zor doğum olasılığı artar” diye konuştu.

“GEBE OLAN İLE OLMAYAN KADINLAR ARASINDAKİ KALORİ GEREKSİNİMİ FARKI SADECE 300 KALORİDİR”

Annenin gebelikte yeterli ve dengeli beslenmesinin bebeğin sadece doğuma kadar olan dönemini değil hayatı boyu sağlığını etkileyeceğini vurgulayan Çayan,

“Bu bebeklerin ileriki hayatlarında metabolik sendrom olarak adlandırılan obezite, hipertansiyon, şeker, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskleri yüksektir. Ayrıca beyin gelişiminin 3’de 2’si anne karnında tamamlandığı için beslenme bozukluğu olan annelerin bebeklerinin zeka gelişimi de geri kalabilmektedir. Dolayısı ile anne adayları yeterli ve dengeli beslenmeleri ile bebeklerinin hayatı boyunca karşılaşacağı hastalıkları ve kaderini de etkilemiş olurlar. Gebelik sırasında gereksinim duyduğunuz kalori miktarında da bir miktar artış söz konusudur. Ancak bu artış hiçbir zaman aşırı yemenizi gerektirecek kadar değildir. Gebe olan ile olmayan kadınlar arasındaki kalori gereksinimi farkı sadece 300 kaloridir ve bu her öğünde 1-2 kaşık fazla yenilerek karşılanabilecek bir farktır. Gebelikte ilk üç ayda 0,5-1 kilogram, sonraki aylarda ise ortalama 1.5-2 kilogram, ağırlık kazanması uygundur. Eğer, dengeli ve yeterli beslenme alışkanlığı edinilirse zaten gebelikte alınması gereken kilolar düzenli olarak alınır. Haftada 2 gün balık, 2 gün tavuk, 2 gün kırmızı et ve 1 gün de kuru baklagil şeklinde protein kaynağı ve et grubu besinlerden yararlanılabilir” şeklinde konuştu.

Gebelikte önerdikleri beslenme şeklinin tüm besin maddelerinden her birinin yeterince ve düzenli olarak alınması şeklinde olduğunu belirten Çayan, “Dört temel besin grubu olan, et, süt, tahıllar, meyve ve sebzeler her gün belli miktarlarda mutlaka alınmalıdır. Şeker ve yağ miktarı aşırı yüksek ancak besin değerleri düşük olan gıdaların anne ve bebeğine yararları yoktur. Besinlerin taze ve hijyenik ortamda hazırlanılması, sebze ve meyvelerin tüketmeden önce çok iyi yıkanması ve mevsim dışı sebzelerin tüketilmemesi önemlidir. Tuz kısıtlaması gerektiren bir hastalık yoksa yemeklerin normal tuzlu yenmesi ve iyotlu tuz kullanılması önerilir. Uzun raf ömrü sağlanması için katkı maddeleri içeren market ürünleri, konserve ve paketlenmiş gıdalardan mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır” dedi.
Sigara ve alkol kullanımını gebelikte kesinlikle önermediklerini belirten Çayan,

“Sigara dumanında bebeğe toksik maddeler bulunduğu için gebeler sigara içilen ortamlarda bulunmamalıdır. Gebelikte kahve ve çay tüketimi ise makul sınırlarda tutulmalıdır. Aşırı kahve tüketimi, annede kemik erimesi ve bebekte gelişme geriliği riskini artırır. Gebelikte dikkat edilmesi gereken ana faktörlerden biri ise yeterli sıvı alımıdır. Bu açıdan içecek olarak ayran, süt ve taze meyve suları tercih edilmelidir” ifadelerini kullandı.

Kategori: Genel, Haberler, Hamilelikte Beslenme