Kanserin düşmanı : Siyah Üzüm

28 Temmuz 2012 Devamı

Ekoloji Magazin Dergisi’nde bilim insanlarının görüşlerine yer verildiği bir açıklamada, Karadeniz Bölgesi’nde yetiştirilen kara üzümün vücuda büyük yararı olduğuna dikkat çekildi. içerdiği besin maddeleri sayesinde güzellik iksiri ve zayıflama rejimlerinde kullanılan İzebella türü kokukulu kara üzümün gerçek bir beyin besini olduğu vurgulanarak, “Öğleden sonra yenilecek bir salkım üzüm veya içilecek bir bardak taze sıkılmış üzüm suyu vücudu ve beyin hücrelerini zindeleştirmektedir. Yaz aylarının vazgeçilmez meyvesi ve şifa kaynağı olan üzüm, içerdiği amino asitler, B vitaminleri, mineraller, potasyum, magnezyum ve demir ile bağışıklık sistemini kuvvetlendirir” denildi.

“KANSERİ ÖNLÜYOR”

Kara üzümün doğal fruktoz sayesinde vücudun harcadığı enerjinin kısa sürede yenilenmesini sağladığı gibi bünyesindeki asitlerin mideye zarar vermeden böbrek ve karaciğerin çalışmalarını hızlandırdığı, yağların erimesine yardımcı olduğu, vücudu virüslere karşı dirençli hale getirdiği de kaydedilerek, özellikel kanser oluşumunu da engellediğine dikkat çekilerek şöyle denildi: “Kara üzüm cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar, içerdiği bioflavonoidler sayesinde C vitamini aktivitesini artırır, alerji ve kireçlenmelerde iltihap oluşumunu engeller, besinlerin parçalanması sonucunda oluşan serbest radikallerin kılcal damarların duvarlarına saldırmasında güçlü bir antioksidant görev üstlenerek düşük yoğunluktaki lipoproteinlerin (LDL) kılcal damarlarda birikmesini engeller, hücrelerde değişim sonucunda tümör oluşumuna izin verebilecek hücre içi moleküller üzerine serbest radikallerin saldırısını bloke eder ve sonuçta kanser oluşumunu engeller. 1997 yılında Illinois Üniversitesinde yapılan bir araştırmada kanser aşılanmış farelerde resveratrol maddesinin lezyon gelişimini engellediği ve deride tümor oluşumunu azalttığı saptanmıştır. Ayrıca Fransa’nın bazı bölgelerinde yaşayan insanların doymamış yağ oranı yüksek gıdalar almalarına ve plazmalarındaki kolesterolün yüksek olmasına rağmen kalp krizinden ölenlerin oranının son derece az olduğu belirtilmektedir.”

“KABUĞUYLA YENİLMELİ”
Ekoloji Magazin Dergisi’ndeki açıklama da şu bilgilere yer verildi: “Karadeniz Bölgesi sahil kesiminde nem oranının son derece yüksek olması nedeniyle sofralık olarak tüketilen beyaz renkli üzümlerin yetiştirilmesi imkansız olarak ifade edilmektedir. Ancak bu bölgenin doğal üzümü olan Izabella yörede aile ihtiyaçlarına yönelik olarak bol miktarda tüketilmektedir. Sofralık olarak tüketilen bu üzümün kabuklarının kalın olması nedeniyle yenilme sırasında kabuğu atılarak sadece etli kısmı tüketilmektedir. Çıra, pekmez veya pestile işlenerek tüketildiğinde ise kabuklardaki maddeler bu ürünlere de geçebilmektedir. Bu üzümün taze olarak tüketildiğinde kabukları ile beraber tüketilmesinin gerektiği, böylece kabuklardaki resveratrol maddesinden insan vücudunun çok daha fazla miktarda yararlanabileceği söylenebilir. Kokulu kara üzümün kabuklarında bulunan resveratrol maddesi sayesinde kansere karşı savaşmakta, antioksidant görevi sayesinde yağlı bileşiklerin kılcal damarlarda birikmesini engellemekte yani antikoagulant olarak davranmakta veya aspirin gibi kanı sulandırarak koroner kalp hastalıklarına karşı insanları korumaktadır. Yüzyıllardır halkımız tarafından sevilen ve beğeni ile tüketilen kokulu üzüm tip ve varyeteleri ile Karadeniz Bölgesi’nin nemli alanlarında tesis edilmeye başlanan bağ alanlarının genişletilmesi ile taze tüketime sunulan renkli üzüm miktarı artacak ve böylece insanlarımızın beslenmesi ile sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkı sağlanabilecektir.

Kategori: Genel, Haberler, Sağlık & Güzellik