Çocuğunuzu Cep Telefonu ile Oyalamayın!

08 Mart 2016 Devamı

Akıllı telefonların yaygınlaşması ile herkesin ‘şifreli’ hayatı ortaya çıktı. Şifre mahrem demektir. Telefondaki mahremiyet aile ilişkilerini bozuyor

Arkadaşlıklar artık tek tuşla başlıyor ve bitiyor

Bağımlığın temelinde biyolojik ve sosyolojik faktörler olduğunu; bağımlılıklar hem çeşitlendiğini hem de bağımlılık düzeylerinin artığını söylüyorsunuz. Buna biraz da modern insanın boşluklarını doldurma çabası olarak bakabilir miyiz?

Bağımlılıklar tüm dünyanın en önemli problemlerinin başında geliyor. Global olarak baktığımızda Türkiye birçok açıdan daha bir iyi noktada. Kültürel ve inanç değerleri olarak bu boşlukları daha az hissediyoruz. Olayın temelinde modern hayatla birlikte insanların yanlızlaşması ve mutluluğu araması yatıyor. Kişinin madde ve alkol kullanımındaki temel etken daha iyi hissetmek istemesidir. O maddeleri aldığı zaman sanal ve geçici bir mutluluk oluyor. Normalde çocuğumuzu sevdiğimizde, iyi bir haber aldığımızda, işimizde başarılı olduğumuzda duyduğumuz mutluluğu kişiler madde, alkol ya da madde kullanarak hissetmek istiyor.

TEK TUŞLA BİTEBİLEN ARKADAŞLIKLAR
Sanal bağımlılığı da böyle mi açıklayabiliriz?
Aslında teknoloji bağımlılığının diğer bağımlılıklarla, alkol ve madde bağımlılığının verdiği mutluluklarla çok da ters düşmeyen bir süreci var. Modern hayatta insan yalnızlaştı. Yaşam biçimleri, evler, standartlar değişti. Dolayısıyla insan insandan uzak kalmaya başladı. Arkadaş bulamayan, çevresinde dertlerini anlatıp rahatlayacağı, sohbet edebileceği birisini bulamayan insanlar, iki tuşla arkadaş bulmaya başladılar. Beğenip beğenmeme şekli de değişti. Eğer beğenmiyorsa tuşa basıp gönderdi. Beğeniyorsa aldı. Bu sanal ilişkide biraz önce bahsettiğim gibi sanal bir mutluluk oluştu.

İLİŞKİ ŞEKİLLERİ DEĞİŞTİ
Bu durum reel ilişkileri nasıl etkiledi?
Bunu dramatik olarak anlatmaya gerek yok aslında. Günlük yoğun tempo yüzünden hepimizin reel ilişkileri azaldı. Gidin bir lokantaya beş altı kişi bir masada oturuyor ve hepsinin elinde cep telefonu ona bakıyorlar. Sohbet yok.

Bunu yalnızlaşmakla açıklayabilir miyiz?
Bir ilişkiyi götürmek dünyanın en zor şeyidir. Bu arkadaş da olsa, evlilik de olsa çocuğunuz da olsa, dünyanın en zor şeyi insanlarla ilişkiyi götürmektir. İlişki emek ve vakit harcamak ister. Sanal ilişkilerde fedakârlığa ihtiyaç yok. Düğmeye basıyorsunuz, mesaj almıyorsunuz; düğmeye basıyorsunuz onu sayfanızdan siliyorsunuz. Bu çok kolaycı bir yaklaşım.

Çocuğunuzu cep telefonuyla oyalamayın!

Çocuk ağladığında ya da yemeğini yemediğinde anne babanın yaptığı ilk iş eline tablet ya da cep telefonu vererek sakinleştirmek. Bu durum sanal bağımlılığın ilk adımını oluşturuyor. Çocuğun bütün itirazlarına rağmen en fazla günde 30 dakika internet kullanmasına izin verilmesi gerektiğini söylüyor. Anne babaları çocuğun girdiği siteleri de çok iyi kontrol etmeleri gerekir. İnternet üzerinden taciz eden siber zorbalara karşı korumak için anne babanın çocuğun bütün şifrelerini bilmesi ve gerektiğinde kontrol etmesi gerekir.

KENDİNİZİ TEST EDİN

Bağlı mısınız bağımlı mı?

Bağımlılığı nasıl tarif ediyorsunuz?
Aslında bütün bağımlılıklarda temel kriter o eylemi ya da o maddeyi bırakamamak, giderek daha fazla meşgul olmak, yokluğunda büyük sıkıntıya düşmektir. Mesela çocuklardaki bilgisayar bağımlılığında gördüğümüz gibi, aile bilgisayar ya da tabletle oynamayı yasakladığı zaman evde krizler çıkıyor, yastıklar havada uçuşuyor, çocuk saldıracak kadar öfkeleniyorsa çocuğunuz internete bağımlı olmuştur. İnternette kaldığı saatler kişinin sosyal yaşamını etkileyecek boyutta ise bağımlılıktan söz edebiliriz. İşe geç kalıyorsunuz, okula geç kalıyorsunuz, gitmiyorsunuz… Ev kadınıysanız, sosyal ağlarda dolaşırken ocakta yemeği yakıyorsanız, alışverişe gidemiyor, komşu ziyaretleri yerine bilgisayarı tercih ediyorsanız “sanal bağımlısınız” demektir…

Kategori: Çocuğum, Genel, Haberler