Ergenlik Dönemi Sorunları

08 Aralık 2013 Devamı

ERGENLİK DÖNEMİ

İçinde pek çok soru barındıran ergenlik, yetişkinliğe atılan il adımlar olarak tanımlanır. Bir başka deyişle de çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. 12 ile 24 yaş arası olarak kabul edilen bu dönem, kızlarda 8–13, erkekler de 10–15 yaşlarında başlamakta ve ortalama 24 yaşına kadar sürmektedir. Bu dönemde ergenlerin kendini algılayışı değişmeye başlayarak bir kimlik arayışı içine girerler. Ergenlerin ihtiyaçları ve ilgi alanları da değişime uğrar bu dönemde. Bütün yaşanan gelişmeler gençlerde, çatışmalara, duygusal dengesizliklere ve istenmeyen davranışlarına yol açabilir. Çoğu yetişkinin, nasıl davranacaklarını bilemedikleri oldukça zorlu bir dönemdir ergenlik dönemi.

ERGENLİK DÖNEMİNDE GELİŞİM VE İLETİŞİM KURMA YOLLARI

Ergenlik dönemimde zihinsel gelişim, soyut düşünce ile gelişmeye başlar ve muhakeme yeteneği artar. Özellikle zihin, mantık üzerinde yoğunlaşarak mantıksal sonuçlar çıkarma ve sorgulamalar başlar. Ergenler, düşüncelerini ifade etmeye, tahmin ve varsayımlar ileri sürmeye, fikir alışverişi yapmaya, hayatı, varoluşlarını, yaşamı ve ölümü sorgulamaya, deneme yanılma yoluyla doğru çözümü bulmaya çalışırlar. Ergenlikte yaşanan duygusal gelişim de ise, değişimle ani ve yoğundur. Duyguların yoğunluğunda artış, duygusal dengesizlik, âşık olma, mahcubiyet ve çekingenlik, aşırı hayal kurma, tedirgin ve huzursuz olma, yalnız kalma isteği, içe kapanma, çalışmaya karşı isteksizlik, çabuk heyecanlanma, olur olmaz her şeye ağlama, kendini beğenmeme gibi durumlar yaşanmaktadır. Aşırı alıngan, umutsuz, hassas, hırçın, endişeli ve öfkeli bir tutum sergilerler. Hem beğenilmek isterler hem de fark edilmekten korkarlar. Ergenler bağımsız olmak istediklerinden dolayı ailelerine karşı direnirler ve başına buyruk davranmaya çalışırlar. Bağımsızlığa gereksinim duyan gençler, aileleri tarafından anlaşılmadıklarını düşünüp, arkadaşlarıyla daha çok vakit geçirmek isterler ki bu dönemde ailelerinden uzaklaşırlar. Arkadaşları tarafından beğenilmeleri ve kabul görebilmeleri bu dönemde, oldukça önem kazanır. Bu dönemde annenin ve babanın yanı sıra diğer yetişkinlerin de dünya görüşleri reddedilir. Arkadaş çevresinin değerleri ve dünya görüşü genç için daha çok önem kazanır.

Ergenin arkadaş ilişkileri, anne ve babası ile kuracağı ilişkilerden farklılaşır. Okul ve ders çalışma, arkadaş ilişkileri, gezme ve izin, oyun ve boş zaman faaliyeti, giyim ve süslenme gibi konular yaşanan en önemli sorun alanları olmaya başlar. Anne ve babaların ergenlerin arkadaşları ile ne yaptıklarını bilmek istemeleri çatışma çıkmasına sebep olur. Çocuğun artık bir birey olma yolunda ilerlediğini, isteklerinde ve ihtiyaçlarında değişimler olduğunu kabullenmeli, yaşanan değişimler sırasında çocukla çatışmak yerine, onun yanında olmaya çalışılmalıdır. Aileler kendi duygu ve düşüncelerini ifade ederken, konuşma sırasında takındıkları tavır da oldukça önem kazanır. Çocukla konuşurken zamanın çoğunu onu dinlemeye ayırarak o konuşurken başka bir işle uğraşmadan, onunla göz teması kurarak iletişim kurulabilir. Çocuğun duygusunun anlaşılması, yani onunla empati kurabilmek ve bunu ona iletmek, hem çocuğun kendi duygularını adlandırmasına yardım edecek hem de sakinleşmesini, rahatlamasını sağlayacaktır.

Kategori: Çocuğum, Genel, Haberler