Aileler İnternetten Korkmamalı

18 Mayıs 2015 Devamı

İnternetten korkmayan ve öğrencinin internetteki yaşamına dahil olan aile, öğrenciyi daha iyi yönlendiriyor.
Çağın birçok getirisini içinde barındıran internetin öğrencilerin eğitim hayatında olumsuzluklara sebep olmaması için, gerek veliler gerekse öğretmenler tarafından sanal âlemin iyi bir şekilde anlaşılması gerekiyor. Konu ile ilgili bilgiler veren Uğur Dershaneleri Rehberlik Koordinatörü Nazik Kösegil, velilerin öncelikle internetin hayatın bir parçası hakline geldiğini ve öğrenciye de internet ile ilgili yapılan her baskının bir eksi olarak geri döndüğünü kabul etmesi gerektiğini söyledi.

Öğrenciler de artık bilinçlendi, internette hep yanlış şeyler yapmıyorlar, birçok şeyi araştırıp, doğru bilgiye ulaşabiliyorlar. Dolayısıyla tüm aileler internetin ve bilgisayarın gerekliliğini kabul etmeli, bu noktada öğrenciye yönlendirme yapmalılar. İnternetten sadece sosyal hesaplarını takip etmek ve online oyunlar oynamak hem öğrenciler hem de öğrenciler için geçerli olan hatalar arasında. Öncelikle bunun önüne geçilmesi lazım. İnternetin yanlış kullanılmasının önüne geçmekle ilgili de öğrenci, öğretmen ve velilere büyük sorumluluk düşüyor.

VELİLER ÖĞRENCİLERİN SOSYAL AĞLARINA DA DAHİL OLMALI

Öğretmen de öğrencinin internetteki yaşamını anlamadığı sürece öğrencinin internet kullanımını düzenleyemiyor. Öncelikle sanal âlemdeki yaşamı anlamamız gerekiyor. Öğrencilerin de internetin sadece sosyal medya ve oyundan ibaret olmadığını, dünyanın tüm bilgisine ulaşabileceği bir yer olduğunu anlamaları, buna göre internet kullanmaları gerekiyor. Öğrenciler, derslerde anlamadıkları pek çok şeyi internet üzerinden okuyup, araştırarak, ders dinleyerek ya da test çözerek anlayabilirler.

İNTERNETİ YASAKLAMAK SORUNU BÜYÜTEBİLİR

Veliler internet kullanımı konusunda ‘’evde internet olmasın’’ ya da ‘’internet sadece 1 saat kullanılsın’’ gibi baskılara yönelirse yöneldiğindeyse, öğrenci de etkiye karşı bir tepki gelişebiliyor. Veliye karşı öğrencide oluşan etkiye karşı olumsuz tepki sonucunda da veliler ile öğrenci arasında bitmeyen kavgalar, devamlı aileyle çatışmalar oluşabiliyor. Bunların yerine öğrenci aileyi, aileyse öğrenciyi anlamalı.

Özellikle ilköğretim çağındaki çocuklar hala oyun çağını da yaşıyor oldukları için internetin eğlenceli taraflarına kendilerini fazla kaptırabiliyor ve fazla oyun oynayabiliyorlar. Ya da kendilerini iyi yönlendirebilecek bir öğretmen ya da aileyle de karşılaşamayabiliyorlar. Bunun için de, ket vurmadan, yasak koymadan, her iki tarafı da mutlu edebilecek çözümler bulmalılar.

KOPYALA-YAPIŞTIR ÖDEVLERE DİKKAT!

Eğer öğrenci kopyala-yapıştıra başvurduysa ki insanoğlu doğası gereği hep kolayına kaçmak ister zaten, öğretmenin bu ödevi kabul etmeyip, daha iyisi konusunda öğrenciyi yönlendirmesi lazım. İnternet kullanımı konusunda mecburuz çünkü orası günümüzün kütüphanesi durumunda. Bu nedenle takip etmememiz gereken nokta öğrencinin buradan aldığı bilgiyi kendisi yoğurup da mı öğretmenine sunuyor, yoksa kopyala- yapıştır mı yapıyor? Ödevi kontrol eden kişilerin öncelikle ödevin kopyala-yapıştır olup olmadığını anlamak için kendilerinin araştırma yapıp, öğrencinin kendi fikirlerini ödev halinde sunup sunmadığına bakması lazım ki verilen ödev amacına ulaştı mı, ulaşmadı mı kontrol edilebilsin’’ ifadelerini kullandı.

Kategori: Çocuğum, Genel, Haberler